Thursday, December 20, 2012

Denizi Özlemek


Altına  yağmuru hiç geçirmeyen kocaman bir ağacın altında yağmuru izledim bu gün…
Koskocamandı ağaç, yağmursa sağanak. 
Kocaman beyaz gövdesinde alacalar. Elinin ayasını sürdüğünde pürüzsüz..
Geçmişten kalan bir görüntü var aklımda...
Denizi görüyorum evin koridorlarından geçerken. Sonra sadece kokusu için alelacele bir çay koyuyorum. Sabaha dolan kokusunu arıyorum. Ocağın aniden yanışıyla ellerim ısınırken, mutfak penceresinden ona bakıveriyorum. Yine orada. Oldukça dalgalı bu gün. Üşüyorum baktıkça, ama bakmaya devam ediyorum. Telaşım aklıma geliyor işe gitmem gerek. Bir sağa bir sola koşturarak giyiniyorum. Tamammıydı alacaklarım? Elim kolum dolu iniyorum merdivenlerden. Erik ağacının yaprakları arabanın üstünde, kolumla süpürüyorum ön camdakileri. Gece yağmur yağmış, ıslak yapraklar. Sürtünen yerleri ıslanıyor ceketimin bir şey demiyorum. Yanından geçiyorum, sesi doluyor içeriye. Müziği açmadan epey bir kulaklarımda tutuyorum sesini.
Hatırladıklarım özlemimi arttırıyor. Denizi özlüyorum…
Karşımdaki durgun suyun sessizliği beni kandırmıyor. Seyhan gölüne karşı durmuş ağacı bırakıp yağmurun içine dalıyorum. Arabada tıkırdamaya başlıyor damlalar. Günlerdir durmadı bu sağanak. Şimdi oldu işte diyorum, şimdi oldu...
Deniz kıyısında yıllarca oturduğum bir evin sabahını hatırlayıp uzun uzun gidiyorum yağmurun altında. Ucu denizde biten bir yola dönüyorum sonunda.
Kulaklarım doluyor dinliyorum. Yağmurlu ve puslu da olsa hissediyorum. Soğuğu ve yaşadığımı.
Bir saatte olsa denize bakıyorum, eve dönüyorum...